KÜÇÜK KIZIN DUASI

Image

KÜÇÜK KIZIN DUASI


ALLAH’ IM !!!
Üstü olmayanlara üst ver ve dışarıda yaşayanlara ev ver,
Herkese dondurma ver, oyuncakları olsun,
Telefonları olsun, oyuncak ve gerçek telefon.
Ben Kur-an okuyorum günahımı affet
Cennetine koy, cennette seni göreyim
Seni çok özledim.
Herkesi koru,
Babalar uzaklara gitmesin,
Fakirlerin bilgisayarları olsun,
Ve kapı kilitleri olsun
Çocuklar arkadaşlarıyla on gün oynasınlar
Sohbette sessiz duranları çok sev.
Annesi, babası ablası, abisi olmayanlara anne baba abla ve abi ver
Ve onlara çiçek yarat.
Bebeklerin bebek arabası olsun
Kardeşleri olsun
Yolları açık olsun.
Paraları olsun fakirlerin.
Yatakları olmayanlara yatak ver, dışarıda yaşamasınlar, hırsızlar çalmasın
Allah’ım seni çok seviyorum
Sakın cehennemine koyma, yılanları, aslanları gösterme.
Allah’ım lütfen herkesi cennete koy, cehenneme hiç kimse girmesin.
Allah’ım bütün dualarımı kabul et.Amin, amin amin…

KAYNAK: www.dinahlak.com

Leave a comment »

Çocuk Ve Ramazan:))

5 yaş sendromu – Çocuk
 gözüyle ramazan… Hoş bir e-posta sizlerle paylaşmak istedim… Çocukların gözünden ramazan…

Ramazan 1

Bugün evde bir acaiplik var. Herkes sessizce işine okuluna gidiyor. Annem “Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım” dedi. Kimse yemek yemiyor, su içmiyor. Ablam bile!

Ramazan 5

Önce diyet yaptıklarını sanmıştım. İzledim hepsini. Akşama doğru hepsi sessizleşiyor. Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar. Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki… Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni. Ama gülmeye cesaretim yok.

Ramazan 9

Niye böyle yapıyorlar? Ablama sordum, “büyüyünce anlarsın” dedi. Zaten başka ne der ki… Anneme sordum, Ramazan dedi. Babama sordum, Oruç dedi.

Ramazan 11

Bu Ramazan ve Oruç isimli iki kişi, bizimkilere yeme-içme yasağı koymuş demek. Arkadaşım Fatıma’ya sordum. Onun ailesi de gündüzleri yemek yemiyor su içmiyormuş.

Ramazan 14

Kaşık çatal sesleri, konuşmalar duydum. Uyandım. Babama haber vermeye koştum, yatağında yok! Çaresiz, huysuz ablamın odasına koştum. O da yok! Korkmadım, “ben bu hırsızların hakkından gelirim” dedim. Aldım elime paspasın sapını, aniden açtım mutfak kapısını.

Sopamı havaya kaldırdım öylece kaldım oracıkta.

Bizimkiler yemek yiyorlar! Vay uyanıklar. Gündüz Oruç ile Ramazan’dan korkup gece yiyorlar.

Bir de üstüme gülüyorlar…

Korkaklar.

Ramazan 17

Önceleri, Oruç ile Ramazan’ı bulup şikayet etmeyi düşündüm. Fakat ablamın yemek yemedikçe pamuk gibi yumuşadığını fark ettim. Babam ile Annem de artık tartışmıyorlar.

O zaman devam. Belli ki Oruç ve Ramazan iyi kalpli iki amca.

Ramazan 19

Her gün bize beyaz başörtülü teyzeler geliyor. Oturup birlikte Kur’an okuyorlar. Her zaman ki gibi mobilyadan, gelinden, kaynanadan, konuşmuyorlar. Ellerini açıp herkese dua ediyorlar. Sevim teyze de başını örtmüş. Çok da yakışmış

Ramazan 22

Her şey aynen devam ediyor. Televizyonlar bile uslu uslu konuşuyor. Hepsi akşam ezan okuyor. İftar iftar deyip bütün şehir birden yemeğe başlıyor. Ne hoş.

Ramazan 24

Oruç’u merak ediyorum. Geçen gün Ayşe teyzem annemle konuşuyorlardı. Şöyle şöyle yaparsam Oruç bozulur mu? Yok böyle olursa Oruç kaçar mı? Demek ki Oruç, çok duygulu birisi. İnsanlar kötü bir şey yapınca bozuluyor. Kötülüğü gördüğü yerden kaçıyor.

Oruç’u ve Ramazan’ı artık iyice merak ediyorum. Onlarla tanışmaya can atıyorum.

Ramazan 25

Bu günlerde herkes Kadir gecesinden bahsediyor şimdiye kadar, gecesi olan bir adam göremedim. Bu Kadir de kim? Bin aydan hayırlı gecesi varmış. O gece uyumamak, namaz kılmak, Kur’an okumak önemliymiş.

Ramazan 26

İftarı çok sevdim. Akşam yemek yemeye İftar diyorlar. Gece yemek yemenin adı da Sahur. İftar sonrası eğlenceler oluyor. Babam camilere götürüyor bizi. Herkes sokaklarda, camide, neşe içinde.

Ramazan 28

Merak içinde beklerken uyuyakaldım. Kadir, gecesiyle beraber gelmiş gitmiş. Ben göremedim. Anlayamıyorum. Bu yüzden ağabeyimi çok özlüyorum. Ablama soru sormaya kalksam, bana doya doya gülüyor. Sonra da arkadaşlarına anlatıyor, birlikte gülüyorlar. Sinir oluyorum.

Abim uzak bir şehirde üniversitede okuyor. “Abim ne zaman geliyor?” diye anneme soruyorum. “Bayram gelsin, onda gelecek” diyor. Oruç, Ramazan, gece gelen Kadir’den sonra şimdi de Bayram!..

Soramıyorum “Bayram kim?” diye. Neden o gelmeden abim gelemiyor? Belki de ağabeyimin arkadaşıdır. Çok özledim abimi. Bayram’ı da alsın gelsin tanışalım.

Ramazan 29 / Arefe

O kadar erkek isminden sonra bugün nihayet bir bir hanım ismi duyabildim. Arife diyemiyorlar mı ne? Arefe diyorlar. Niye Arefe? “Arife” olması gerekmiyor mu? Yengemin adı gibi yani… “Arefe geliyor, daha temizliği bitirmedik diyor annem. İyice telaşlandılar. Bir Bayram diyorlar, bir Arefe, harıl harıl çalışıyorlar. Temizlik yapılıyor. Yemekler hazırlanıyor. Anneme “Bayram ne zaman gelecek?” dedim, “Arefe’den sonra” dedi. Demek ki Bayram ile Arefe evli değil. Akraba da değil. Kafam karma karışık. Salih abim bi gelse de her şeyi bana anlatsa.

Ve Bayram geldi

Sabah kalktığımda, herkesi kahvaltıda yakaladım!. Oruç öldü heralde diye düşündüm. Abim gece gelmiş. Sevinçten haykırdım. Çok özlemişiz birbirimizi.

Bütün olanı biteni bir güzel anlattım abime. Yüzüme bakarken, bana tebessüm ettiğini gördüm. Ablama sormamakla ne iyi ettiğimi anladım. Abimin tebessüm ettiği yerde, ablam kahkaha atar. Abime küser gibi yaptım hemen gönlümü aldı. Bana her şeyi baştan anlattı, bu sefer de ben gülmeye başladım.

Abimden söz aldım. Kimseye anlatmayacak, konuştuklarımızı yazmak için izin istedi..) Ben de verdim.. Ramazan günlüğü işte böyle ortaya çıktı. Abim buna bir de isim buldu: 5 Yaş Sendromu. Sendromu anlamadım. Ama olsun, abime güveniyorum. Gerçi ablam’a göre 4 yaşındayım. Annem 5 yaşında olduğumu söylüyor. Babam daha 4 yaşından gün almadı diyor. Abim ‘bu konu beni aşar’ diyor.

Bayramı çok sevdim. Ama ablam tekrar o sinirli haline dönecek diye, Ramazanın gidişine çok üzüldüm. Bizim için her gün Ramazan olsa!.. Ne iyi olur

Comments (3) »

RAMAZANDA ÇOCUK OLMAK

 

 

 

 

RAMAZANDA ÇOCUK OLMAK

Teravih namazında öndeki arkadaşına “şiit lan Nuri ” diyebilmektir.

Ön saftaki arkadaşının çorabını herkes secdedeyken çekebilmektir.

Hoca …”veleddallin” dediğinde hep bir ağızdan olanca gücünle “AMİN” diye bağırmaktır..

Aralarda bir yerde “tısss” deyip kikirdemektir ve ne kadar çocuk varsa camide onları bu sesin tılsımına çağırmaktır..

Sonra otomatik komut almışçasına kikirdemeye devam etmektir.

Namazın neresinde olursa olsun bir kahramanın çıkıp selam verdikten sonra o kocaman elini ensenle buluşturması “şırank” sesini camide herkesin duymasıdır,

Ama yılmamaktır “ramazanda çocuk olmak”.

Bir sonraki dört rekât arasında yine gülümseyebilmektir.



Hem de enseye tokat atan adamın koltuğunun altında.

Çünkü o kahraman amca seni çekip almıştır çocuk korosunun arasından, gel bakıyım kerata deyip, ama orası her ne kadar güvenli bir bölge olsa da Caminin o güzelim havası her yerde aynıdır.

O muhabbet sinmiştir her anına. Hangi noktada olursa olsun sen çocuktursun , hangi safta bulunursa bulun sen yine ramazanda çocuktursun..

Oruç tutmaktır ramazanda çocuk olmak, öğleye kadar da olsa.

Akşam ama herkesten önce oturmaktır iftar sofrasına. Elinde kaşık çatal herkesten çok önce beklemektir hocanın vereceği “Allahu ekber” sesini.

Eğer fazla acıkmamışsan enerjiksen ve sokaktaysan üç beş kafadar bir araya gelmek.

-“Patt” diye bağırmaktır.

Böyle yaparak iftar topunun taklidini yapmış oluyorsun aslında, ama bunu senden ve etrafındaki arkadaşlarından başka kimse bilmeyecektir.

Senin niyetin aslında bu sesle insanlara vaktin geldiğine inandırmaktır.Ama kimse bu sesi duymamıştır bile , duysa da o sese inanacak kadar inancı zayıf değildir insanların..

Ama sen inanmaya devam edecek ve her fırsatta bu numarayı deneyeceksindir.Ama ramazanda çocuk olmak zaten bunun böyle olduğuna inanmaktır.

Teravih sonraları sokaklarda olmaktır ramazanda çocuk olmak.

Takkenin hafif yana kayması kahkalarla gülmektir.

Birbirini çimdiklemek, yalandan öksürmek içindeki çocuğun “ramazan yüzünü”ortaya çıkarmaktır.

Onsuz olmaz, o olmadan olmaz çocuk cıvıltıları ve kıkırtıları olmadan kılınacak namazın tadı da olmaz.

Onlar olmayınca “ramazanda çocuk olmaz”.

O çocuklar olmayınca yarınlar da ramazanlar olmaz..

-alıntı-

Leave a comment »

Çocukluğumuz

 Çocukluğumuz
Annemin bana öğrettiği ilk kelime
 Allah şahdamarımdan yakın bana benim içimde
 Annem bama gülü şöyle öğretti
 Gül, O’nun, O sonsuz iyilik güneşinin teriydi
 Annem gizli gizli ağlardı dilinde Yunus
 Ağaçlar ağlardı, gök koyulaşırdı, güneş ve ay mahpus
 Babamın uzun kış geceleri hazırladığı cenklerde
 Binmiş gelirdi Ali bir kırata

 Ali ve at , gelip kurtarırdı bizi darağacından
 Asya’da, Afrika’da ,geçmişte gelecekte
 Biz o atın tozuna kapanır ağlardık
 Güneş kaçardı, ay düşerdi, yıldızlar büyürdü
 Çocuklarla oynarken paylaşamazdık Ali rolünü
 Ali güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar kahraman

 Ali olmaktan bir sedef her çocukta
 Babam lambanın ışığında okurdu
 Kaleler kuşatırdık, bir mümin ölse ağlardık
 Fetihlerde bayram yapardık
 İslam bir sevinçti kaplardı içimizi

 Peygamber’in günümüzde küçük sahabileri biz çocuklardık
Bedir’i, Hayber’i, Mekke’yi özlerdik,sabaha kadar uyumazdık

 Mekke’nin derin kuyulardan iniltisi gelirdi
 Kediler mangalın altında uyurdu
 Biz küllenmiş ekmekler yerdik razı
 İnanmış adamların övüncüyle
 Sabırla beklerdik geceleri
 Şimdi hiçbirinden eser yok
 Gitti o geceler o cenk kitapları
 Dağıldı kalelerin önündeki askerler
 Çocukluk güzün dökülen yaprakları gibi
 (1960)

 Sezai Karakoç/ Gün Doğmadan/ Çocukluğumuz

Leave a comment »

Gözlerinde Hüznü Saklayan Çocuk

 

Ey gözlerinde hüznü saklayan cocuk
Sessizliğini bulutlar yükleniyor
Gözlerin soğuk ve takatsiz
Bir ürperti kıyısında yüreğin
Dokunsan düşecekmiş gibi
Acıları saklıyorsun heybende
üşüyor ve hasrete uyuyorsun her gece
Gemiler içinde hüzün taşıyor tonlarca
Vee
Düşlerini ezberliyosun her sabah
Duaların tesellisinde kayboluyorsun

Leave a comment »

Ağlarken & Gülebilmek

                                             Değerli ziyaretçilerim,

İçimden geldi ve bu güzel ezgiyi sizlerle paylaşmak istedim.
Sevgiler…

 

İşte hayat böyle
Ağlarken gülebilmek
Ancak sevgiyle olur herhalde

Bu öyle bir duygu ki
Bazen bir gülümseme belirir
Farkında olmasan da

Sevgilerle başlar herşey

Yol alır gider
Sevgiyle açılır yürekler
Sevgilerle güler yüzler
Küskünlük biter
Sevgiyle, sevgiyle (nakarat)

Bütün dünya susmuştur
Dopdoludur yüreğin
Birkaç damla belirir
Gözlerinde

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Söz: Nesrin Kuşkaya
Müzik: Aykut Kuşkaya

 

Harika ezgiyi buradan dinleyebilirsiniz.Keyifli dadikalar dilerim
http://www.umutfm.com/izle.php?id=1646

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Comments (1) »

Bir Çiçeğin Duası


 

BİR ÇİÇEĞİN DUASI

Ey bütün çiçeklerin,bütün bitkilerin,yerin göklerin,ve alemlerin rabbi…
Ben senin yarattığın tohumlardan cansız bir tohumdum bir zamanlar,
Sen bana can verdin.
Dualarımı kabul ettin,beni bir çiçek yaptın.
Bana kendi dilediğin gibi bir şekil verdin,renklerle,desenlerle,süsledin
yüzümü,
Bana bir koku sürdün,koklayanı mest eden
Güzellerden bir güzel yaptın görenlere gösterdin,
Senin verdiğin cazibeyle kuşları böcekleri çağırdım kucağıma….
Dayanamadılar koştular…
Onlara senin rahmet çeşmelerinden şerbetler sundum,
Senin izninle
Birbirimize güldük,birbirimize sarıldık,el ele kucak kucağa sana
şükrettik,seni zikır ettik günler boyunca nice kuşlar nice böceklerle tanıştım
böylece…
Hepsiyle mutlu beraberliklerim oldu.
Nihayet bir kulun gördü,
Yanımdan geçerken birgün…
Beni fark etti,durdu,geri döndü,eğildi
Yüzüme baktı uzun uzun önce gözleriyle,sonra elleriyle okşadı kokladı
kokladı…
”Ne güzel yaratılmış! ” dedi sesizce.
işte o an niçin var olduğumu anladım.
Melekler sardı etrafmızı ansızın,
imrenerek seyrettiler olup biteni…
Görmediği Rabbine görmüş gibi inan bir insanın yücelişini gördüler.
Ve her şeyi en ince ayrıntısıyla kaydettiler…
Çekilen resimlerde ben de vardm…
Ey dualar cevap veren Rabbim,
Ben cansız bir tohumdum…
Dualarımı kabul ettin güzel bir çiçek oldum.
Senin kudretinle canlandım,
Senin sanatınla süslendim,
Senin lütfunla güldüm…
Şimdi bir duam daha kaldı mahşere sakladım;

-BENi GÖREN GÖZLERİ ATEŞTE YAKMA,YA RABB-

 


 

Comments (4) »

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.